Bugun...


Erdem Levent

facebook-paylas
Beyaz sarayın adı!
Tarih: 05-05-2021 15:44:00 Güncelleme: 05-05-2021 15:44:00


SİZ BEYAZ SARAYIN ADININ SADECE BU SARAYIN DUVARININ RENGİNDEN Mİ KAYNAKLANDIĞINI ZANNEDİYORSUNUZ?

Tarih Türklerle başlar; Hiçbir tarihçi yoktur ki akademik bir çalışma içerisinde olsun ve bu çalışmalarında Türklere yer vermesin.

Türkler,Orta Asya’nın bozkırlarından Amerika Kıtasının kuzey kısmına kadar dünyanın çeşitli yerlerini dağılmış ve gittikleri coğrafyada emsalsiz bir hoşgörü örneği göstererek o coğrafyanın maddi ve manevi anlamda yükselmesini sağlamıştır.

Türkler, Türk-İslam ülküsü ile fethettikleri coğrafyalarda istimalet politikasını uygulamışlar orada yaşayan yerel halkın dini inanış ve düşünceleri başta olmak üzere sosyo-kültürel yapılarına dokunmamışlardır.

Ancak batı kültür ve medeniyeti hiçbir zaman bu konuda Türkler kadar başarı olamamış, ele geçirdikleri toprakları Panslavizm,Pangermenizm vb. adlar altında orada tek bir etnik kimlik bırakma adına soykırıma uğratmışlardır.

Bunlardan birisi de Ermenilerinin Pan-Armenia politikası adı altında başta Erzurum,Kars ve Iğdır olmak üzere Anadolu’da giriştikleri etnik soykırımdır.

1915 yılında Rus güçleri tarafından silahlandırılan Ermeni militanlar,Doğu Anadolu’daki Türk nüfusunu yok ederek, topraklarımız üzerinde bir Ermeni Devleti kurma telaşına düşmüşler, bu anlamda da Anadolu’da yaşayan Müslüman Türk nüfusunu kapattıkları okullara diri diri yakmışlar, yerel halkı tahta kazıklara oturtmuşlar, kadınlarına tecavüz etmişler, erkek-kız,genç-yaşlı demeden sistematik bir soykırım planını ortaya koymuşlardır.

Bu mezalime şahit olan bir insan olmasam da seneler öncesinde Erzurum’a gittiğimde bu meseleyi yerinde incelemek istemiştim ve açıkçası magazinsel bilgiler haricinde tarihi gerçekleri  bilmiyordum. Ancak orada yaşayan Erzurumlular ile konuştuğumda her bir Erzurumlu kardeşimiz Ermenilerin zulmüne ilişkin bir hikaye anlatır ve bu hikayelerin gerçekliği yaşanan zulmü ve mezalimi anlamaya idraklarinizi zorlamıştır.

Ve anlatılan her bir hikayede insanın insana yapabileceği kötülüğün sınırı olmadığını bir kez daha anlamıştım.

Bu hikayelerden birinde bir arkadaşım şöyle bir hikaye anlatmıştı; Ermeniler büyük dedelerinden birisinin köyünü basarlar, dedesi komşu köydeki nişanlısına haber vermek ister ve oradan uzaklaşır ancak karşısına bir dere çıkar ve Erzurum’un soğunda o dereyi geçmeye çalışan dedesi orada boğularak can verir.Ermeniler her iki köydeki Türk ve Müslüman nüfusu katlederler…

Bir başka arkadaşımda her yaştan ve cinsiyetten insanın köylerdeki okullarda toplanılıp diri diri yakıldığından bahsetmişti.

"BUNU HİÇ UNUTMA EVLAT. BATI HİÇBİR ZAMAN UYGAR OLMAMIŞTIR VE BUGÜNKÜ REFAHI, DEVAM EDEGELEN SÖMÜRGECİLİĞİ; DÖKTÜĞÜ KAN, AKITTIĞI GÖZYAŞI VE ÇEKTİRDİĞİ ACILAR ÜZERİNE KURULUDUR…"

Öyle ki 1915’in Erzurum’unda insanlar diri diri okullar da yakılırken 1940’lı yılların Almanya’sında  Yahudiler dini kimlikleri sebebiyle; gaz  odalarında boğularak yakılmış, gaz odalarını bacalarında biriken kimyasallardan sabun, insan kemiklerinde de düğmeler yapılmıştır.

İşin ilginç tarafı ise Almanya’nın kendi karanlık ve kirli tarihini unutarak Erzurum’da yaşanan bu vahşet iklimini Ermenilerin katli şekilde tanıyıp Ermeni Soykırımı olarak nitelendirmesidir.

Sadece Almanya mı? Tabi ki değil…

Fransa’nın da 8 Mayıs 1945 tarihinde Cezayir’de Sétif ve Guelma katliamı; tarihin bir başka soykırım hikayesidir. Burada da resmi rakamlara göre kırk beş bin Cezayirli etnik sebeplerle soykırıma uğramıştır.

Kendi karanlık tarihinde de soykırım uygulayan bir diğer devlet olan Fransa’da ne manidardır ki; Anadolu’daki Ermeni mezalimini, Ermeni soykırımı olarak tanımıştır.

BEYAZ SARAYLAR VE PEMBE YALANLAR

Fransa ve Almanya kadar insanlığın karanlık tarihine imza atmış bir başka ülkede şüphesiz özgürlükler ülkesi ABD’dir.

Amerika Birleşik Devletleri kuran kavim bugünkü ihtişamını ve gücünü dünya nüfusunun yarısının kan ve gözyaşları üzerine kurmuştur.

Kıta Amerikası; tam anlamıyla bir mücevher cennetidir. Ancak bu cennetin efendileri olduğunu iddia eden başta İngiliz,İspanyol,Portekiz,Belçika ve Hollanda gibi kavimler Afrika kıtasından yüzbinlerce siyahiyi doldurdukları gemilerle özgürlükler ülkesine getirmişler ve maden işlerinde köle olarak kullanmışlardır.

Efendi beyazlar bununla da yetinmemiş, kıtada bulunan yerli nüfusu da öldürmüşlerdir.

Amerika beyazlar için bir özgürlükler ülkesi iken siyahiler ve yerliler içinse tam bir cehenneme dönüşmüştür.

Zamanla Emperyalist ve faşist zihniyet buradaki hakimiyetine son vermektense burada kendilerine bir saray yapma planına girişmişler ve bu anlam White House (Beyaz Sarayı) inşa etmişlerdir.

Sanıldığı gibi sömürgeci beyazlar; biz maden işlerinde siyahileri çok çalıştırdık biraz da biz çalışalım diyerek bu sarayı inşa etmemişlerdir.

Beyaz Saray'ın inşası için 400'den fazla kölenin çalıştırıldığı söylenmekte ve Beyaz Saray'ı inşa etmeleri için köle sahiplerine köle başına yılda 60 dolar ödeme yapıldığı tarihi kaynaklarda yer vermektedir. Gayri resmi tarih ise bu sayının binlerce olduğunu,inşaatın yapımında ise ölen siyahilerin ise Beyaz Saray’ın temelinde gömülü olduğunu,bu görkemli yapı için kölelere bir kuruş bile ödeme yapılmadığı belirtilmektedir.

2021 yılının 21 Nisan’ında ise aynı Beyaz Saray’da Amerikalı Yunan Dostu Joe Biden ‘‘Ermeni Soykırımı’’ ifadesini kullanmıştır.

Şüphesiz ki Biden kendisine seçim kazandıran Yahudi dostlarının ve Ermeni Diasporasının güvenini tazelemek için tarihi gerçeklerden uzak böyle bir yalanın sözcülüğünü yapmıştır.

Tarihi gerçeklerden uzak tamamen siyasi bir ifade olarak tercihen soykırım kelimesi kullanılmıştır.

Peki Ermeniler İçin Bunun Soykırım Olarak Tanınması Neden Önemlidir?

II.Dünya Savaşı sonrasında Almanya, Yahudilere yapılan kırımın soykırım olduğu tanımış ve ölen Yahudilerin yakınlarına yüklü miktarda tazminat ödemişti.

Ermenilerin de talebi öncelikle 1915 olaylarının Ermeni Soykırımı olarak tanınması, Türkiye’den buna karşılık toprak ve tazminat alınmasıdır.

Hatta Joe Biden’ın açıklaması öncesinde İstanbul’daki bazı hukuk bürolarının soykırım olarak tanıma kararından sonra Türkiye hakkında tazminat davası açmaya hazırlandıkları rivayet edilmektedir.

Her ne kadar bu şekilde iddialarda bulunulsa da bu iddiaların tarihi gerçeklerle bağdaşmadığını belirtmekte fayda görüyorum.

Çünkü her ne kadar Türkiye, Ermenistan’a biz devlet arşivlerimizi açalım siz de açın ve karşılaştıralım dediğinde Ermeniler tarafından bu isteğimize yanıt verilmemektedir.

Anadolu coğrafyasında bir milyon Ermeninin katledildiğine ilişkin mesnetsiz iddiaları da zamanın gerçeklerine aykırıdır. Konuyla alakalı araştırmalar bu sayının yüz bin gibi bir rakam olduğunu belirtmektedir.

Ne tarihi kaynaklar ne de somut hayatın gerçekleri iddia edildiği gibi bir soykırım olgusu göstermektedir.

Tarih yazmak başka tarihi yapmak başkadır.

Türk’ün  şanlı tarihi Washington’da değil; Bizzat Anadolu Coğrafyasında; Amerikalılara, İngilizlere, Fransızlara, İtalyanlara karşı yazılmıştır.

Tarihimizle şeref duyalım.

Selam,Saygı ve Dua ile…

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI